MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili asıl ve birleşen davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idareler ve dahili davalı idare vekillerince verilen dilekçelerle istenilmiş; davalı ... vekili de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunmuş olmakla, duruşma için belirlenen 05/06/2018 günü temyiz eden davacı ... vd ile davalı idareler vekillerinin yüzlerine karşı; usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediklerinden davacı ... vd ve dahili davalı idare vekillerinin yokluklarında duruşmaya başlanarak sözlü açıklamalar da dinlendikten ve dosyadaki kağıtlar okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
K A R A R -
Asıl ve birleşen davalar, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idareler vekillerince temyiz edilmiştir.Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve ... mirasçılarından ... ile ... yönünden davanın kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, davalılardan... mirasçıları ile ... ve ...'ın 15.06.1988 tarihinde dava konusu taşınmazlara ilişkin bedel artırım davası açtıkları, bir kısım davacıların murisi ... 'in 09.08.1988'de öldüğü,... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/540-859 karar sayılı yetkisizlik kararı ile ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/125 Esas sayılı dosyasına kaydedildiği ve 18.10.1995'te HUMK 409 gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, yine ... mirasçıları ile ... mirasçıları ve dava dışı 3. şahıslarca 13.07.1982 tarihinde açılan ... Kadastro Mahkemesinin 1992/34-1997/17 karar sayılı Kadastro tespitine itiraz davasında da verilen kararın 17.06.1998 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Buna göre, davacılardan ... mirasçıları olan ..., ... ile ... ve ... yönünden gerek bedel artırım davası açmaları, gerekse mülkiyete itiraz davası sonucunda verilen kararın kesinleşmesinden itibaren Kamulaştırma Kanununun 14. maddesinde yazılı 30 günlük hak düşürücü süre içinde bedel arttırım davası açılmadığından kamulaştırma bu davacılar yönünden kesinleşmiş olup, bu nedenle bu davacılar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle kabulüne karar verilmesi,Doğru görülmemiştir.Davalı idareler ve dahili davalı vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, temyiz eden davalı idareler yararına ayrı ayrı yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 1.630,00-TL. vekalet ücreti verilmesine, 05/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy