MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçelerle istenilmiş; davalı vekili de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunmuş olmakla, duruşma için belirlenen 10/04/2018 günü usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediklerinden taraf vekillerinin yokluklarında incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verilerek, dosyadaki kağıtlar okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- K A R A R -
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı uyarınca inceleme ve işlem yapılarak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı idare vekili ile davalı vekilinin sair temyiz nedenleri bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin olduğundan yerinde değildir. Ancak;
1-Dava konusu taşınmazın acele el koyma dosyasında takdir edilen m² bedeli ile idare tarafından takdir edilen m² değerinin 615 TL olduğu bozmadan önce alınan bilirkişi raporunda m² değerine 700 TL, bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda ise m²'ye 370 TL değer biçildiğinden alınan raporlar ve kıymet takdiri arasında çelişki oluştuğu açık olmasına rağmen bu çelişki giderilmeden düşük bedel belirleyen ve hükme esas alınan rapor inandırıcı bulunmamıştır.
Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların re'sen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de;
2-Tespit edilen kamulaştırma bedelinin, bozma öncesi tespit edilen bedelden az olması nedeniyle, acele el koyma dosyasında yatırılan bedelin de mahsup edilerek tespit edilecek fark bedelinin davacı idareye iadesine karar verilmesi gerekirken, daha fazla bedelin iadesine karar verilmesi,
3-Tespit edilen kamulaştırma bedeli, bozma öncesi tespit edilen bedelden az olduğundan ve bu bedel bozma öncesi depo edildiğinden ilk karar tarihine kadar faiz uygulanması gerekirken, faizin bitiş tarihinin infazda tereddüt oluşturacak şekilde gösterilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, 10/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy