MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasının reddine dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davacı idare vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, duruşma için belirlenen 20/03/2018 günü usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediklerinden taraf vekillerinin yokluklarında incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verilerek, dosyadaki kağıtlar okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
K A R A R -
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.Mahkemece davacı idare vekiline davalılardan ... ve ...'a ait veraset ilamlarını alması ve mirasçılarının adreslerini tespit ederek davaya dahil edilmesinin sağlanması için yetki ve 2 haftalık kesin süre verildiği, verilen bu kesin süreye uyulmadığından, davanın usul yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
a)Kamulaştırma Kanununun 14/3 maddesi gereğince mahkemece mirasçılık belgesi alınması için kesin süre verilen ölü tapu malikleri davalılar dışında kalan tapu maliki davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından, haklarında dava açılan diğer davalılar yönünden işin esasına girilmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
b)Dosyada bulunan kanıt ve belgeler ile kararın dayandığı gerekçe dikkate alındığında, davacının mirasçılık belgesini elde etmesi kendi ihtiyarında olmayıp başvurduğu mahkemenin takdirinde bir husus olduğundan, verilen kesin süre içinde ölü olan tapu malikleri ... ve ...'ın veraset ilamı için ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/132 E ve 2016/134 E sayılı dosyalarında dava açıldığı ve mirasçılık belgelerinin alındığı anlaşılmakla bu veraset ilamlarına göre taraf teşkili sağlandıktan sonra hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,Doğru görülmemiştir.Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 20/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy