MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçelerle istenilmiş; davacı vekili de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunmuş olmakla, duruşma için belirlenen 05/06/2018 günü temyiz eden davacı ve davalı ... vekillerinin yüzlerine karşı; usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediğinden temyiz eden davalı ... vekilinin yokluğunda duruşmaya başlanarak sözlü açıklamalar da dinlendikten ve dosyadaki kağıtlar okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
K A R A R -
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.Dava konusu arsa niteliğindeki taşınmaza emsal kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve imar planında enerji nakil hattı koruma kuşağı altına isabet ettiği için park alanında kalan ve davalı idarelerce geçirilen enerji nakil hatları nedeniyle kullanımı mümkün olmayan taşınmazın mülkiyet bedeline hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Dosya içerisinde fen bilirkişisi ... 'ın 29.12.2014 tarihli kroki raporunda davalılarca enerji nakil hattı geçirilerek el atılan alanların yüzölçümlerine göre her bir davalı yönünden el attığı alanının yüzölçümüne göre ayrı ayrı mülkiyet bedeline hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Dava konusu taşınmazın imar uygulaması öncesi kadastro altlığını oluşturan 141 parsel sayılı taşınmazdan ifrazla oluşan 289 parsel sayılı taşınmazda kesinleşmiş olan 5490 m²'lik irtifak hakkının taşınmazın değerine etkisi tartışılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması,
3-13.03.2015 gün ve 29294 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 gün ve 2013/95-2014/176 sayılı kararı ile; 6487 saylı Yasanın 21. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun başlığı ile birlikte değiştirilen geçici 6. maddesinin 13. fıkrası "09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihlerini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle Anayasanın 2 ve 35. maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmiştir. Dosyada bulunan delil ve belgelere göre, dava konusu taşınmaza 04.11.1983 gününden sonra el atıldığı anlaşılmakla, nispi harç ve nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.630,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'nden alınarak davacıya, 1.630,00-TL vekalet ücretinin de davacıdan alınarak davalı ...'ne verilmesine, 05/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy