MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacılar ile davalı idare vekilince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, birleştirilen dava kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Mahkemece; davacılar ...,...,...,... tarafından açılan davanın, davaya müdahele talepleri usule uygun olmadığından ve harçlandırılmadığından reddine,davacılar ...,...,...,..., ... tarafından açılan davanın ise murislerine yapılan kamulaştırma tebligatının usulüne uygun olduğundan bahisle reddine, davacı ... tarafından açılan davanın ise açılmamış sayılmasına, davacılar ... ve ... tarafından açılan davanın ise kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar ile davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu ... ili ... ilçesi ... mahallesi 1817 parsel sayılı taşınmazın dava tarihindeki değerinin biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelinin tahsiline karar verilmesinde ve davacılar ... ve ... tarafından açılan davanın ise kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenle davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacıların temyiz itirazlarına gelince;
1-Davacılar; ..., ..., ..., murisi ... ...'ya, ... nın murisi ... 'e yapılan tebligatın 20.11.1985 te birlikte oturan yeğeni...'a, tebliğ edildiği anlaşıldığından, adı geçen davacıların... isminde yeğeni olup olmadığı ve tebliğ tarihinde birlikte oturup oturmadıkları zabıta marifetiyle araştırılıp ve gerektiğinde tanık da dinlenerek, birlikte oturdukları anlaşıldığı takdirde davanın reddine, birlikte oturmadıklarının belirlenmesi durumunda ise işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi,
2-Davacı ... murisi ... yapılan tebligatın ise kime yapıldığı belli olmayıp, usulsüz olduğu anlaşıldığından, adı geçen davacı ... hissesi yönünden işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacıların temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davalı idareden peşin alınan temyiz ve temyiz edenlerden peşin alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 19/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.