MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R -
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı vekiline mahkemenin gerekçeli kararı 22.07.2016 tarihinde, davacı idare vekilinin temyiz başvuru dilekçesi ise 01.08.2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa dayalı olarak açılan davalar, 10 maddede yazılı işlemler ve süreler nedeniyle ivedi işlerden olup, HMK'nun 103/h maddesi gereğince adli ara vermede de bakılır. Davalı vekili, yasal süreler geçirildikten sonra 29.08.2016 havale ve harç tarihli dilekçesi ile temyiz talebinde bulunulduğundan temyiz dilekçesinin reddine karar verildikten sonra davacı idare vekilinin temyiz istemine gelince;
Arsa niteliğindeki ... İli ...İlçesi ... Mahallesi 661 ada 1 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmen kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine, karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davacı idareden peşin alınan temyiz ve tarafların temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 15/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.