MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.Sulu tarım arazisi niteliğindeki ... Köyü 278 parsel sayılı taşınmaza net gelirine göre değer biçilmesinde yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;
1-Mahkemece kısa kararda 21.213,70-TL'ye hükmedildiği ve taşınmazın ... köyü 278 parsel sayılı taşınmaz olarak yazıldığı halde gerekçeli kararın hüküm fıkrasında 83.367,94-TL'ye hükmedildiğinden ve taşınmazın ...köyü, 1028 parsel sayılı taşınmaz olarak yazıldığından, kısa karar ile gerekçeli karar çelişiktir.Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 10.04.1992 gün 1991/7-1992/4 sayılı içtihadı Birleştirme Kararına göre kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması bozma nedenidir. Bozmadan sonra yerel mahkeme önceki kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydıyla vicdani kanaate göre karar verebilir.
Bu nedenle, mahkemece çelişkili karar verilmesi, Kabule göre de;
2-Taşınmazın sulu tarım arazisi niteliği, konumu ve yüzölçümü dikkate alındığında değeri belirlenirken kapitalizasyon faiz oranının % 4 uygulanması gerekirken, bu oranın % 5 kabulü ile az bedel tespiti,
3-Dava konusu taşınmazın kullanım amacı, yüzölçümü ve geometrik şekli dikkate alındığında kamulaştırmadan arta kalan bölümde değer azalışı dahi olmayacağı ve sadece kamulaştırma sınırı içindeki ağaç ve zemin bedelinin verilmesi ile yetinilmesi yerine taşınmaz ve ağaçların tamamının bedelini hesaplayan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle fazlaya hükmedilmesi,Doğru görülmemiştir.Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 12/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.