MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçelerle istenilmiş; davalı vekili de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunmuş olmakla, duruşma için belirlenen 25/09/2018 günü temyiz eden davalı vekilinin yüzüne karşı; usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediğinden temyiz eden davacı idare vekilinin yokluğunda duruşmaya başlanarak davalı vekilinin sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki kağıtlar okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- K A R A R -
Mahkemece bozma ilamına uyularak karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Taraf vekillerinin sair temyiz itirazları bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin olduğundan yerinde değildir. Ancak;
1-Dairemizce münavebe ürünü olarak değer biçmede esas alınan sebze ürünlerinin ayrıntılı ve açıkça neler olduğu belirlendikten sonra bu ürünlerin 2013 yılı verileri getirtip rapor denetlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden bahisle mahkemenin önceki kararı bozulmuş olup, münavebe ürünü olarak tarla sebzeciliği esas alınarak değer biçilmesi yönünden bozma yapılmadığından bu husus davalı lehine usuli kazanılmış hak teşkil ettiği gibi, Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünün yazısına göre de, tarla sebzeciliği (tarla sebzeciliği için yaygın olarak ekilip dikilen sebzeler için ortalama verim, maliyet ve satış fiyatı ayrı ayrı değil ise de) adı altında münavebe yapıldığının belirtildiği gözetildiğinde, dava konusu taşınmazın değerinin tarla sebzeciliği verilerine göre değer biçilmesi gerekirken, farklı münavebe ürünlerine göre değer biçen rapora göre karar verilmesi doğru olmadığı gibi;
2- 7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10/8 fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden
Hükmün yukarıda açıklanan gerekçelerle taraf vekillerinin temyiz isteminin kabulü ile BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, temyiz eden davalı yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 1.630,00-TL. vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, 25/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.