MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki imar uygulaması nedeniyle bulunduğu yerde korunması mümkün olmayan muhtesat bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R –
Dava, imar uygulaması nedeniyle bulunduğu yerde korunması mümkün olmayan muhtesat bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.Dosyadaki bilgi ve belgelere, mahkemenin gerekçesine göre, taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın bedelinin tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;Dava konusu taşınmazda davacı paydaş olduğundan, imar uygulaması öncesinde malik olan diğer paydaşlar dinlenilmek suretiyle muhtesatın tamamının davacıya ait olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde gerekçesi gösterilmeden muhtesatın tamamının davacıya ait olduğunun kabulü ile hüküm kurulması,Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 21/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.