MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu mülkiyet ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın ve irtifak hakkının davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
K A R A R -
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu mülkiyet ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın ve irtifak hakkının davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Arazi niteliğindeki ... İli ... İlçesi... Mahallesi 264 ve 265 parsel sayılı taşınmazlara gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde, taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve boru hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle geçici irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1)Dava konusu 265 parsel sayılı taşınmazın mülkiyeti Hazine adına tescil edilerek, kullanım hakkının davacı ...'a ait olduğuna karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2)2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. bölüm kararı da göz önüne alınarak, tespit edilen bedelden acele el koyma bedeli mahsup edildikten sonra fark bedel için 25.03.2016 tarihinden, karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesi gerekirken faiz başlangıç tarihinin hatalı gösterilmesi,Doğru değilse de; bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının;
a)1 nolu bendinden (davacı adına tapuya tesciline) ibaresinin çıkartılmasına, yerine (kullanım hakkı ...'a ait olmak üzere Hazine adına tesciline,) ibaresinin yazılmasına,
b)4 nolu bendinden (25/04/2016) tarihinin çıkartılmasına, yerine (25/03/2016) tarihinin yazılmasına,Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 26/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.