MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Arsa niteliğindeki ... ilçesi, ... mahallesi, 1445 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden, davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenle; davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dairemizce aynı gün incelenen ve aynı bölgeden intikal eden ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/1372 Esas ve 2016/423 Karar sayılı dava dosyasında aynı kamulaştırma kapsamında aynı mahallede bulunan ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sitesinden edinilen bilgilere göre dava konusu taşınmaza yaklaşık 30 metre mesafede olan ve dava konusu taşınmaz ile benzer özellikteki 4714 parsel sayılı taşınmaza aynı değerlendirme tarihi itibariyle 130,29TL/m2 bedel belirlenmiş ve bu bedel dairemizce de uygun görülmüştür. Bu durumda dava konusu taşınmazın konumu ve özellikleri dikkate alındığında dosya kapsamında bulunan ve dava konusu taşınmazın metrekare bedelini 95,01-TL/m² belirleyen bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir.
Bu nedenle dosyanın bilirkişilere tevdi edilerek yukarıda belirtilen miktardan ayrılma nedeni belirlenerek ek rapor alınması gerekirken yetersiz rapora göre hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 02/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy