MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Arsa niteliğindeki ... Mahallesi 2157 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenle davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dairemizce aynı gün incelenen ve aynı bölgeden intikal eden ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/172 Esas ve 2016/464 Karar sayılı dava dosyasında aynı kamulaştırma kapsamında aynı mahallede bulunan ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sitesinden edinilen bilgilere göre dava konusu taşınmaza yaklaşık 400 metre mesafede olan ve dava konusu taşınmaz ile benzer özellikteki 4921 parsel sayılı taşınmaza aynı değerlendirme tarihi itibariyle 80,00 TL/m2 bedel belirlenmiş ve bu bedel dairemizce de uygun görülmüştür. Bu durumda dava konusu taşınmazın konumu ve özellikleri dikkate alındığında dosya kapsamında bulunan ve dava konusu taşınmazın metrekare bedelini 91,40 -TL/m² belirleyen bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir.
Bu nedenle dosyanın bilirkişilere tevdi edilerek yukarıda belirtilen miktardan ayrılma nedeni belirlenerek ek rapor alınması gerekirken yetersiz rapora göre hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalılardan peşin alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 02/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy