MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Arsa niteliğindeki ... Mahallesi 3151 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Aynı bölgeden intikal eden ve Dairemizin 2016/26282 Esas-2018/6103 Karar sayılı ilamı ile onanan ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/1364 Esas ve 2016/408 Karar sayılı dava dosyasında aynı kamulaştırma kapsamında aynı mahallede bulunan ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sitesinden edinilen bilgilere göre dava konusu taşınmaza bitişik olan ve dava konusu taşınmaz ile benzer özellikteki 3148 parsel sayılı taşınmaza aynı değerlendirme tarihi itibariyle 95,01 TL/m2 bedel belirlenmiş ve bu bedel dairemizce de uygun görülmüştür. Bu durumda dava konusu taşınmazın konumu ve özellikleri dikkate alındığında dosya kapsamında bulunan ve dava konusu taşınmazın metrekare bedelini 156,10-TL/m² belirleyen bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir.
Bu nedenle dosyanın bilirkişilere tevdi edilerek yukarıda belirtilen miktardan ayrılma nedeni belirlenerek ek rapor alınması gerekirken yetersiz rapora göre hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davalıdan peşin alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 18/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy