MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 12.11.2015 gün ve 2015/14086 Esas - 2015/20402 Karar sayılı ilama karşı davalı vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davanın kabulüne dair mahkemece verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce onanmış, bu karara karşı davalı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın değeri belirlenirken üretim masraflarına beklenmeyen giderler ve idarecilik giderlerinin eklenmesi gerektiği ve taşınmazın konumu, bilirkişi raporunda yazılı özellikleri göz önünde bulundurulduğunda objektif değer artırıcı unsurun %50 oranında alınması gerekirken daha az alındığı, mahkeme kararının Dairemizce bu gerekçelerle bozulması gerekirken onandığı bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından;
Davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile, Dairemizin 12.11.2015 gün ve 2015/14086E.-2015/20402K. sayılı onama ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur.
Bu nedenle; davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davalı vekilinin temyizine gelince;
1) Taşınmazın değeri belirlenirken bilirkişi raporunda beklenmeyen giderler ve idarecilik giderleri üretim masraflarına dahil edilmek suretiyle az bedele hükmedilmesi,
2)Dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi raporunda yazılı özellikleri göz önünde bulundurulduğunda objektif değer artırıcı unsurun %50 oranında olacağı gözetilmeden, daha az oranda kabulü ile kamulaştırma bedelinin eksik tespiti,
Doğru görülmemiştir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz eden davalıdan peşin alınan temyiz ve karar düzeltme harçlarının istenildiğinde iadesine, temyiz eden davacı idareden alınan temyiz ve taraflardan alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 03/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.