MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Mahkemece, uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin ise sair temyiz itirazları bozma ile kesinleşen yönlere ilişkindir. Ancak;
Dava konusu 961 parsel sayılı taşınmazda bulunan ve 06.11.2013 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen yapının taban alanının 100,13 m², (D) harfi ile gösterilen yapının taban alanının 58,58 m² olarak gösterildiği, bozma öncesi alınan 18.12.2014 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda yapıların alanı fen bilirkişisinin raporu ile uyumlu olarak hesaplanmış ise de, bozma sonrası hükme esas alınan alınan 13.11.2014 havale tarihli ek bilirkişi kurulu raporunda ise (B) harfi ile gösterilen iki katlı yapının taban alanı 110,13 m², (D) harfi ile gösterilen yapı ise tek katlı olduğu belirtilerek 110 m² olarak alındığı anlaşıldığından, belirtilen çelişki giderilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davalının temyiz ve tarafların temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 07/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy