MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Taşınmazın bir kısmının sulu tarım arazisi niteliğinde kabulü ile olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değerinin tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Dava konusu taşınmazın kıymet takdir raporunda 4 yaş 90 adet nar ve 6 yaş 181 adet ceviz ağacı bulunduğu gözetildiğinde taşınmazın tamamının kısmen nar, kısmen ceviz bahçesi niteliğinde olduğu kabul edilerek nar ve cevizin dekar başına verim miktarlarının, değerlendirme tarihi olan 2011 yılı dekar başına üretim masrafları ve hasat dönemindeki ortalama toptan kg satış fiyatları ile dekara üretim giderlerinin ilgili Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünden sorulup sonucuna göre ek rapor alınarak rapor denetlendikten sonra karar verilmesi gerektiği düşünülmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Dava konusu taşınmazın niteliği ve aynı bölgeden Dairemize intikal eden dava dosyaları da dikkate alındığında, kapitalizasyon faiz oranının % 5 kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, % 6 alınması suretiyle eksik bedel tespiti,
3-1. ve 2. bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazda objektif değer artırıcı unsurun olmadığının belirtilmesine rağmen hükme esas 3. bilirkişi raporunda taşınmazın köy içerisinde olduğundan bahisle % 20 oranında objektif değer artış olduğunun kabul edilmesi nedeniyle raporlar arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme sonucu hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 26/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy