(2942 S. K. m. 35)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 23/12/2015 gün ve 2015/20437 Esas - 2015/25322 Karar sayılı ilama karşı davalı idare vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada, mahkemece davanın kabulüne dair kararı davalı idare vekilinin temyizi üzerine onanmış, bu karara karşı davalı idare vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosya içindeki bilgi ve belgeleri dava konusu 15767 nolu parselin, ilk geldiği olan 11851 nolu parselin Kadastro Müdürlüğünün 11/10/2013 günlü cevabi yazısına ekli tescile konu harita ve planları yönetmeliğinin 55.maddesinin 4 bendi gereğince düzenlenen beyannameye göre 14277 m² kısmı 11852 parsel olarak ve imar yolu olarak ayrılarak önceki tapu kayıt malikleri üzerine yazıldığı daha sonra imar uygulamasına girerek 1596 m² kısmın düzenlemeye girdiği, düzenlemeye girmeyen 12681 m² kısmı dava konusu 15767 parsel olarak tapuya tescilinin sağlandığı ve dosya içindeki fen bilirkişi raporuna göre tamamının yolda kaldığı anlaşılmıştır.
Buna göre parsel maliklerince imar yolunda bırakılan ve fiilen de yolda kalan 15767 parsele ilişkin davada, Kamulaştırma Kanununun 35.maddesi gereğince, malikleri muvafakatıyla kamu hizmet ve tesisleri için ayrılmış bulunan yerler için eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunamayacağı ve karşılığı istenemeyeceğinden ve bu husus davanın her safhasında mahkemece resen dikkate alınması gerektiğinden bu parsele ilişkin davanın reddi yerine, kabulüne karar verildiği bu kez yapılan incelemede anlaşılmakla,
Davalı idare vekilinin karar düzeltme isteminin bu yönden kabulü ile Dairemizin 23/12/2015 gün ve 2015/20437-25322 sayılı onama ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Dava kamulaştırmasız el atma taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Arsa niteliğindeki dava konusu 208 ada 8 ve 9 parselde, emsal kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve bu parseller yönünden davanın kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Kamulaştırma Kanununun 35. maddesi uyarınca özel parselasyon sonunda malikin muvafakatıyla kamu hizmet ve tesislerine ayrılmış bulunan yerler için eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunamaz ve karşılığında istenemez.
Dosya içindeki ifraz beyannamesine göre, dava konusu 15767 nolu parselin tamamının fiilen yol olarak kullanılan bölümü özel parselasyona tabi tutulmuş ve yol olarak ayrılmıştır. Yol olarak ayırılan dava konusu taşınmazın tapu kaydının davacı üzerinde bırakılmış olması da sonuca etkili değildir.
Bu nedenle dava konusu 15767 parsel yönünden davanın reddi yerine gerekçesi gösterilmeden, kabulüne kaldırılmasına karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalı idareden peşin alınan temyiz ve karar düzeltme harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 29.11.2016 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy