MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan raporlar hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1)Dava konusu taşınmaza bitişik olup aynı amaçla kamulaştırılan 2383 ada 5 parsel sayılı taşınmazın m²'sine Gaziantep 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/436 Esas sayılı dava dosyasında Eylül-2012 değerlendirme tarihi itibariyle 800,00-TL değer biçildiği, yine dava konusu taşınmaza yakın komşu olup aynı amaçla kamulaştırılan 2383 ada 2 parsel sayılı taşınmazın m²'sine Gaziantep 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/332 Esas sayılı dava dosyasında bozma sonrası Ağustos-2013 değerlendirme tarihi itibariyle 800,00-TL değer biçildiği, dava konusu taşınmazın yukarıda belirtilen taşınmazlarla aynı özelliklere sahip olduğu anlaşılmıştır.
Bu itibarla; dava konusu taşınmaza 800,00-TL/m² birim fiyatı üzerinden değer biçilmesi gerektiği gözetilmeden, 2012 yılında yapılan imar planındaki konumlar gerekçe gösterilmek suretiyle taşınmazın m²'sine 600,00-TL değer belirleyen ek raporlar doğrultusunda kamulaştırma bedelinin eksik tespiti,
2)Dava tarihinin gerekçeli karar başlığına hatalı yazılması,
3)Dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescili yerine sadece tapu kaydının iptaline karar verilmesi,
4)Bozmadan sonra tespit edilen kamulaştırma bedeli ilk karar ile hüküm altına alınan bedelle aynı olduğundan ve ilk karar ile kamulaştırma bedelinin tamamı davalı tarafa ödendiğinden, tespit edilen kamulaştırma bedeline 20.12.2013 tarihinden ilk karar tarihi olan 13.03.2014 gününe kadar geçen süre için yasal faiz işletilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarınn Hazineye irad kaydedilmesine, 24/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy