MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payı nedeniyle davacı lehine tesis edilen ipotek karşılğının arttırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payı nedeniyle davacı lehine tesis edilen ipotek karşılğının arttırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararı uyarınca inceleme ve işlem yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre davacılar murisinin hissedarı olduğu taşınmaz davalı idarece imar uygulamasına tabi tutularak 59m²lik hissesinin davalılara aktarılıp bu hisse karşılğında davacılar murisi lehine ipotek tesis edildiği, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen hisse için tesis edilen ipotek karşılığının artırılması talebi ile bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
1)20.08.2016 tarihinde kabul edilerek 07.09.2016 gün 29824 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6745 sayılı Kanunun 35. maddesi ile 2942 sayılı Yasaya eklenen geçiçi 12. maddesi ile;
"24/02/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamalarından doğan idarelerin taraf olduğu her türlü alacak ve bedel artırım davalarında taşınmazın değeri; uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilir. Tespit edilen bu bedel, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu esas alınmak suretiyle dava tarihi itibariyle güncellenir ve ortaya çıkan gerçek bedel hak sahibine ödenir" hükmü getirilmiş olup, sözkonusu yasal düzenleme açıkça ipotek borçlusunun kamu idareleri olması haline ilişkin olup 2981 sayılı Kanun hükümleri
uyarınca yapılan imar uygulamalarında, ipotek borçlusunun belediye, valilik gibi kamu idareleri değil şahıslar olması halinde bedele dönüştürülen hissenin düzenlemeye tabi tutulmasındaki amaç kamu hizmetlerine tahsis olmadığından bahsedilen yasal düzenlemenin de dava konusu somut olayda uygulama imkanı yoktur.
Bu nedenle arsa niteliğindeki taşınmaza dava tarihindeki değerine göre emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle dava konusu taşınmaz ile emsalin üstün ve eksik yönleri ile aranları belirtilmek suretiyle değer biçilmesi gerektiği gibi,
2)13.03.2015 gün ve 29294 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 13.11.2014 gün ve 2013/95 - 2014/176 sayılı kararı ile;
6487 sayılı Yasanın 21. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun başlığı ile birlikte değiştirilen geçici 6. maddesinin on üçüncü fıkrası 09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihlerini kapsayan dönemle oluşan mağduriyelerin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine birtakım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem için uygulanmasının hukuki geçerliliğini zedeleyeceği gerekçesiyle Anayasanın 2, 35 ve 36. maddelerine aykırı görülerek iptal edilmiştir.
Bu durumda nisbi harç ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden,
Mahkeme kararının açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazı doğrultusunda BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde ödeyenlere iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 06/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy