MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca BOZULMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 30/11/2015 gün ve 2015/16894 Esas - 2015/22446 Karar sayılı ilama karşı davacı idare vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bu karara karşı davacı idare vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dava konusu taşınmaz için açılan dava 4 ay içinde sonuçlandırıldığı halde “2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesine 6459 sayılı Yasanın 6.maddesi ile eklenen hüküm uyarınca dava 4 ay içinde sonuçlandırılmadığından Anayasa Mahkemesinin 19.12.2010 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1.bölüm kararı da gözönüne alınarak kamulaştırma bedeline 04.11.2007 tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmemesi” nedeni ile yanılgı sonucu Dairemizce karar bozulduğundan,
Davacı idare vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 2015/16894 Esas 2015/22446 Karar ve 30.11.2015 günlü bozma ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede:
Dava, 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkindir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak, üzerindeki yapılara da bayındırlık birim fiyatlarına göre yıpranma payı düşülmek suretiyle değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur. Ancak;
1-Kamulaştırma Kanununun 15/son maddesi uyarınca taşınmaz bedelinin idarece belgelerin mahkemeye verildiği gün, yani dava tarihi olan 2014 yılı esas alınmak suretiyle tespiti gerekir.
Bu nedenle, münavebe ürünlerinin dekara verim miktarları ve 2014 yılı hasat dönemindeki toptan kilogram satış fiyatları ile dekar başına üretim giderlerinin resmi kuruluşlardan getirtilip bilirkişi kurulundan bu yönde ek rapor alınması gerektiği düşünülmeden eksik inceleme ile 2013 yılı verilerine göre değerlendirme yapan rapora göre hüküm kurulması,
2-Dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ağaçlara da yaş, cins ve verim durumlarına göre 2014 yılı verileri esas alınmak suretiyle maktuen değer biçilmesi gerekirken, 2013 yılı verilerine göre değer biçilmesi,
3-Davacı idare tarafından fazla yatırılan ve iadesine karar verilen bedelin hüküm fıkrasında açıkça gösterilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacıdan peşin alınan karar düzeltme harcının istenildiğine iadesine, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve tarafların temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 01/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy