MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca BOZULMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 30/11/2015 gün ve 2015/16906 Esas - 2015/22453 Karar sayılı ilama karşı davacı idare vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bu karara karşı davacı idare vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dava konusu taşınmaz için açılan dava 4 ay içinde sonuçlandırılmadığından bahisle kamulaştırma bedeline 04.11.2007 tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmemesi nedeni ile karar bozulmuş ise de;
Dava tarihi ile karar tarihi dikkate alındığında 06.09.2014 tarihinden itibaren karar tarihi olan 25.09.2014 tarihine kadar yasal faiz yürütülmesi gerektiği anlaşılmakla;
Davacı idare vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 2015/16906 Esas 2015/22453 Karar ve 30.11.2015 günlü bozma ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede:
Dava, 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkindir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Kısmen kapama meyve bahçesi, kısmen de arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur. Ancak;
1-Kamulaştırma Kanununun 15/son maddesi uyarınca taşınmaz bedelinin idarece belgelerin mahkemeye verildiği gün, yani dava tarihi olan 2014 yılı esas alınmak suretiyle tespiti gerekir.
Bu nedenle, münavebe ürünlerinin dekara verim miktarları ve 2014 yılı hasat dönemindeki toptan kilogram satış fiyatları ile dekar başına üretim giderlerinin resmi kuruluşlardan getirtilip bilirkişi kurulundan bu yönde ek rapor alınması gerektiği düşünülmeden eksik inceleme ile 2013 yılı verilerine göre değerlendirme yapan rapora göre hüküm kurulması,
2-Davacı idare tarafından fazla yatırılan ve iadesine karar verilen bedelin hüküm fıkrasında açıkça gösterilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. bölüm kararı da göz önüne alınarak davanın açıldığı 05.05.2014 tarihinden 4 ay sonrasına rastlayan 06.09.2014 tarihinden itibaren kamulaştırma bedeline karar tarihine kadar yasal faiz yürütülmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacı idareden peşin alınan karar düzeltme ile temyiz harçlarının istenildiğine iadesine, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve tarafların temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 01/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy