MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi yöntem olarak doğrudur.Ancak;
1-Dava konusu taşınmaza ilişkin idare tarafından düzenlenen tespit formunda dava konusu taşınmazın sulama imkanının bulunduğunun belirtildiği, 19.01.2015 tarihli bilirkişi raporunda ise taşınmazın mahalli arklarla sulandığından bahisle taşınmaz sulu tarım arazisi olarak değerlendirilmiş iken, hükme esas alınan 24.04.2015 tarihli ek bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaza kuru tarım arazisi olarak bedel tespit edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Mahallinde uzman bilirkişilerle yeniden keşif yapılarak taşınmazın kuru mu sulu mu olduğu, nereden ve şekilde sulandığı, sulama kaynağının yeterli olup olmadığı (hakim gözlemi keşif tutanağına yazılmak suretiyle) hususları kesin olarak belirlenip raporlar arasındaki çelişki giderildikten sonra, taşınmazın sulu arazi olduğu anlaşıldığı takdirde kapiltilizasyon faiz oranın % 4, kuru arazi olduğunun anlaşılması halinde ise % 5 olarak alınması suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme sonucu hüküm kurulması,
2- 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dört ay içinde sonuçlandırılamayan davada kamulaştırma bedeline uygulanacak faizin bitim tarihinin hüküm fıkrasında gösterilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 17/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy