TARİHİ : 03/07/2015
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı idare vekiline, malik Abdulbaki Sangu, A.. R.., R.. K.., Cemile Savgu, H.. R..'ye ait veraset ilamlarını alması ve mirasçılarını davaya dahil etmesi ve dava açtığına dair belgeyi ibraz etmesi için yetki ve kesin süre verilmiş, verilen bu kesin süreye uyulmadığından ve davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı olduğundan bahisle taraf teşkili sağlanamadığı dikkate alınarak dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgeler ile kararın dayandığı gerekçe dikkate alındığında, ölü olan tapu malikleri Abdulbaki Sangu, Cemile Savgu, H.. R.. yönünden, verilen kesin süre içinde veraset ilamları sunulmadığından, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1- Davalı ölü R.. K..'e ait veraset ilamı dosya arasına alınmış ise de mirasçıları kesin süre içerisinde davaya dahil edilmemiştir. Bu durumda;
Kamulaştırma Kanunun 14/5 maddesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.11.2014 gün 2014/14-323 esas 2014/925 sayılı Kararı dikkate alınarak R.. K..'in mirasçılarının davaya dahil edilmesi için adres araştırması yapılarak adreslerinin tespiti yoluna gidilmesi, tüm araştırmalara rağmen dahili davalı mirasçıların adresleri bulunamaz ise 7201 sayılı Tebligat Kanunundaki düzenlemeler gözetilerek mirasçıların mernis sistemine kayıtlı adresleri araştırılarak buradaki adreslerine tebligat yapılması, mernis adresleri bulunamadığı takdirde, ilanen tebligat yapılması suretiyle taraf teşkili sağlanması gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Dava konusu taşınmazda pay sahibi olan davalı A.. R..'nin uyap sisteminden alınan nüfus kayıt örneğinden sağ olduğu anlaşılmış olup, adı geçene dava dilekçesi de usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olduğundan, bu davalı yönünden işin esasına girilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 10/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy