MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Kapama zeytin bahçesi niteliğindeki ... Köyü 8429 parsel sayılı taşınmazın olduğu gibi kullanılması halinde getireceği zeytin geliri üzerinden bilimsel yolla değerinin tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1) Dosyada yer alan 24.11.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda sadece dava konusu taşınmaz üzerindeki sulama havuzundan söz edildiği; 08.07.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda sulama havuzu ve su deposunun dava konusu taşınmaz üzerinde bulunduğunun belirtildiği; 10.08.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda ise sulama havuzu ve damlama boruların dava konusu taşınmaz üzerinde yer aldığı, buna karşılık su deposu ve binaların komşu parselde kaldığından değerlendirmeye alınmamasına ilişkin görüş bildirildiği görülmüş olup, fen bilirkişi raporları arasındaki bu çelişki giderilmeden eksik incelemeyle sözü edilen yapıların tamamının bedeline hükmedilmesi,
2) Hükmedilen bedele karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak şekilde faiz bitiş tarihinin gösterilmemesi,
Doğru olmadığı gibi;
3) 7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10/8 fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden,
Hükmün yukarıda açıklanan gerekçelerle davacı idare vekilinin temyiz isteminin kabulü ile BOZULMASINA, 03/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy