MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı asil yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı asil tarafından temyiz edilmiştir.
Arsa niteliğindeki ... Mahallesi 193 ada 7, 31, 33, 40 ve 42 parsel sayılı taşınmazların zeminine emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1)Dava konusu taşınmazlar ile somut emsal olarak alınan taşınmazın Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan m2 değerlerinin karşılaştırılmasında; dava konusu taşınmazların emsal taşınmazdan değerli olduğu anlaşılmasına rağmen, bilirkişi kurulunca emsal taşınmazın dava konusu taşınmazlardan daha değerli olduğu kabul edilerek vergi değerlerine ters düşecek şekilde değer biçilmesi doğru olmadığı gibi, dosyada yer alan ... Belediye Başkanlığının 06.10.2015 tarihli yazısına göre dava konusu taşınmazlardan 193 ada 10 (ifrazen 40), 31, 32 (ifrazen 42) ve 33 parsel sayılı taşınmazlardan % 39,90 oranında düzenleme ortaklık payı kesildiği bildirilmesine rağmen bu parsellerden düzenleme ortaklık payı düşülmek suretiyle hesap yapan bilirkişi raporu inandırıcı ve hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2)Arsa niteliğindeki taşınmazlar kapama zeytin bahçesi olduğundan, ağaçların yaşlarına göre tespit edilecek verim miktarları ile değerlendirme tarihi olan 2015 yılı kilogram satış fiyatı ve üretim masraflarına göre tespit edilecek net geliri esas alınarak, kapitalizasyon faiz oranı da uygulanmak suretiyle belirlenecek bahçe değerinden; taşınmazın zeminine, ekilebilecek münavebe ürün gelirine göre biçilecek değeri düşülmek suretiyle ağaç bedellerinin tespit edilmesi gerektiği halde, bu yönteme uyulmadan hesaplama yapan bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
3)Dava konusu 193 ada 7 parsel sayılı taşınmaz kısmen kamulaştırıldığı halde davalı adına olan tapu kaydının tamamının iptaline karar verilmesi,
4)Dava konusu 193 ada 40 ve 42 parsel sayılı taşınmazların ifrazı sonrası yeni parsel numaraları üzerinden hüküm kurulması gerekirken infazda tereddüt oluşturacak şekilde eski parsel numarası üzerinden hüküm kurulması,
5) Davacı idare harçtan muaf olduğu halde, harç konusunda olumlu ya da olumsuz bir hüküm verilmemesi,
Doğru olmadığı gibi;
6)7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10/8 fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden,
Hükmün yukarıda açıklanan gerekçelerle davalı asilin temyiz isteminin kabulü ile BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 24/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy