MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasının reddine dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05/04/2018 günü davacı idare vekili ile davalının yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak, sözlü açıklamaları da dinlendikten ve dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- K A R A R -
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arazi niteliğindeki ... ili, ... ilçesi, ... köyü 3094 ada 12 parsel sayılı taşınmaza ekilebilir net ürün gelirine göre değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur. Ancak;
1)Her ne kadar mahkemece verilen 05.12.2012 tarihli ilk karar, dava konusu taşınmaza değer biçilirken kapitalizasyon faiz oranının % 5, objektif değer artış oranının ise % 50 olarak uygulanması gerektiğinden bahisle bozulmuş ise de; taşınmazın sulu tarım arazisi niteliğinde olması, konumu ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri dikkate alındığında kapitalizasyon faiz oranının % 4, objektif değer artış oranının ise % 90 alınmasının yerinde olduğu, bu hususlar yönünden yapılan bozmanın maddi hataya dayanması sebebiyle taraflar lehine usuli kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilmeden, kapitalizasyon faiz oranı % 5, objektif değer artış oranı % 50 alınarak hesap yapan rapor doğrultusunda kamulaştırma bedelinin eksik tespiti,
2)Bozma ilamı uyarınca alınan ve hükme esas olan 08.03.2016 tarihli bilirkişi kurulu raporunda bozma ilamı doğrultusunda % 50 pamuk-ikinci ürün fiğ, % 25 dane mısır, % 25 buğday- ikinci ürün silajlık mısır münavebeye alınmak suretiyle değer biçilirken, ikinci ürün olarak alınan fiğ ürününün net geliri olan 138,87-TL’nin % 50’si dikkate alınmadan hesaplama yapılmak suretiyle aza hükmedilmesi
3)Yerel mahkeme kararı, bozma kararı ile birlikte ortadan kalkıp hukuki geçerliliğini yitirmekte olup, bozulan karar sonraki kararın eki niteliğinde değildir. Bu nedenle, bozma kararından sonra mahkemece kurulacak ... hüküm HMK'nın 297. maddesine uygun olarak oluşturulmalıdır. Mahkemece hüküm fıkrasında yer alan ve bozmaya konu yapılmayan bölüm yönüyle de ilk hükümdeki gibi karar vermesi gerekmektedir. (Hukuk Genel Kurulu’ nun 2017/3-3005 Esas, 2017/1491 Karar sayılı kararı)
Bozma ile ilk karar ortadan kalktığından bozmadan sonra verilen nihai kararda yeniden tescil kararı verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
4)2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, ... Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. Bölüm kararı da göz önüne alınarak, bozmadan sonra tespit edilen kamulaştırma bedeli ilk karar ile hüküm altına alınan bedelden düşük olduğundan ve ilk karar ile kamulaştırma bedelinin tamamı davalı tarafa ödendiğinden, tespit edilen kamulaştırma bedeline 18.03.2012 tarihinden ilk karar tarihi olan 05.12.2012 gününe kadar faiz işletilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalının temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenle HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 05/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy