MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçelerle istenilmiş; davalı vekili de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunmuş olmakla, duruşma için belirlenen 10/05/2018 günü temyiz eden taraf vekillerinin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak, sözlü açıklamaları da dinlendikten ve dosyadaki kağıtlar okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- K A R A R -
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Arazi niteliğindeki ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, 175 ada 11 parsel (eski 691 parsel) sayılı taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesinde, taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1)Davacı idarece dava konusu taşınmazın 1.386,48 m2'lik kısmında irtifak kamulaştırması talep edildiği ve mahkemece bu bölümün irtifak hakkı bedeline hükmedildiğinden, taşınmazın 1.386,48 m2'lik bölümünde davacı idare lehine daimi irtifak hakkı tesisine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, hüküm fıkrasında ayrıca taşınmazın 24.770,33 m2'lik kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline ilişkin hüküm kurulması,
2)Dava dört ay içerisinde sonuçlandırıldığından tespit edilen bedelden acele el koyma bedelinin mahsubundan sonra kalan fark bedele faiz işletilmemesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Doğru değilse de; bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının;
a)Dördündü bendindeki (175/11 olarak gösterilen 24.770,33 m2’lik kısmının bu parselden İFRAZ VE İPTALİ İLE AYRI BİR PARSEL ADI ALTINDA DAVACI ADINA TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE) ibaresinin hükümden çıkartılmasına,
b)Üçüncü bendindeki (dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından 25/12/2105 tarihinden 31/03/2016 tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte) ibaresinin hükümden çıkartılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.630,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya, 1.630,00-TL vekalet ücretinin de davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 17/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy