MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçelerle istenilmiş; davalı ... vd vekili de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunmuş olmakla, duruşma için belirlenen 05/04/2018 günü temyiz eden taraf vekillerinin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak, sözlü açıklamaları da dinlendikten ve dosyadaki kağıtlar okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- K A R A R -
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Arazi niteliğindeki ... ili, ... ilçesi, ... köyü 373 parsel sayılı taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1)Mahkemece verilen hüküm Dairemiz bozma kararı ile ortadan kalktığı halde, tescil yönünden daha önce karar verildiğinden bahisle yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması,
2)Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporuna göre davalıların hissesine düşen 1.831.241,28-TL bedelin kamulaştırma bedeli olarak tespitine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, hüküm fıkrasına tüm taşınmazın bedeli yazılmak suretiyle infazda tereddüte yol açılması,
3)Bozmadan sonra tespit edilen kamulaştırma bedeli ilk karar ile hüküm altına alınan bedelden düşük olduğundan ve ilk karar ile kamulaştırma bedelinin tamamı davalı tarafa ödendiğinden, acele el koyma kararından sonra davalı taraf adına bankaya bloke edilen miktarın bozma sonrası oluşan kamulaştırma bedelinden mahsubundan sonra kalan kısmına 28.04.2012 tarihinden ilk karar tarihi olan 28.09.2012 gününe kadar faiz işletilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Doğru değilse de; bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının;
a)2 nolu bendinin hükümden çıkartılmasına, yerine (Dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... köyü 373 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının davalıların hissesi oranında iptali ile davacı idare adına tapuya kayıt ve tesciline) cümlesinin yazılmasına,
b)1 nolu bendindeki (2.746.861,92) rakamının çıkartılmasına, yerine (1.831.241,28-TL ) rakamının yazılmasına,
c)1 nolu bendindeki (karar tarihine) kelimelerinin hükümden çıkartılmasına, yerine (ilk karar tarihi olan 28.09.2012 gününe) kelimelerinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.630,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya, 1.630,00-TL vekalet ücretinin de davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 05/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy