MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı idare ve davalılar vekillerince verilen dilekçelerle istenilmiş; davalılar vekili de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunmuş olmakla, duruşma için belirlenen 25/10/2018 günü temyiz eden davalılar ve aleyhine temyiz olunan idare vekillerinin yüzlerine karşı; usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediğinden temyiz eden davacı idare vekilinin yokluğunda duruşmaya başlanarak sözlü açıklamalar da dinlendikten ve dosyadaki kağıtlar okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Şeftali Bahçesi niteliğindeki ... ilçesi, ... köyü, 102 ada (1ifrazla) 10 parsel sayılı taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değerinin tesbit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;
1-Dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi raporunda yazılı özellikleri göz önünde bulundurulduğunda, tespit edilen metrekare birim fiyatına %20 oranında objektif değer artırıcı unsurun ilave edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Dava konusu taşınmazın 37.655,28 m²’lik kısmının kamulaştırılmasına karar verilerek bu miktar için bedel tespit ve tescil davası açıldığı, bilirkişi raporunda kamulaştırılan kısmın 5196,20 m²’lik bölümünün kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığından bahisle bu bölüm hakkında bedel hesaplanmadığı, mahkemece bu rapor esas alınarak bedele hükmedildiği anlaşılmıştır.
İhbar edilen sıfatında bulunan ... davaya davalı sıfatı ile dahil edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra taşınmazın ilgili bölümü hakkında tapu iptal davası açılmadığı da gözetilip, mevcut tapu kaydı esas alınarak kamulaştırılan tüm taşınmaz bölümünün bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Tescil hükmü kurulmaması,
4-İnfazda tereddüt uyandıracak şekilde iki ayrı faiz hükmü kurulması,
Doğru olmadığı gibi,
5-28.04.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7139 sayılı Yasanın 6.maddesi gereğince davacı idare harçtan muaf hale geldiğinden;
6-7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10/8 fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden,
Hükmün yukarıda açıklanan gerekçelerle taraf vekillerinin temyiz istemlerinin kabulü ile BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, temyiz eden davalılar yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 1.630,00-TL. vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, 25/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.