MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: İlk kararda direnilmesine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen hüküm, taraf vekillerinin temyizi üzerine 18. Hukuk Dairesince bozulup, Mahkemesince ilk kararda direnilmesi üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca, direnme kararının 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429/3. maddesi anlamında direnme kararı niteliğinde olmadığından Dairemize gönderilmesine karar verilmiş olmakla yapılan incelemede,
Kapatılan 18. Hukuk Dairesinin 16.06.2009 gün 2009/6234 Esas 2009/6599 Karar sayılı bozma ilamında, taşınmazın arazi olarak değerlendirilmesi gerektiğinden bozulmuş ise de; Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre dava konusu taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesinin yerinde olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre;
Arsa niteliğindeki ... Mahallesi, 117 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine, karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, 16/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.