MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Arazi niteliğindeki ... mahallesi 5087 ve 5089 parsel sayılı taşınmazlara gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Tapu maliklerinden ...'ye dava dilekçesi, gerekçeli karar ve davacı idarenin temyiz dilekçesi tebliğ edilmeden, taraf teşkili sağlanmadan eksik inceleme ile karar verilmesi,
2-Dava konusu taşınmazların dava açılmadan önce ifraz gördüğü ve ... ile ... dışındaki davalıların hissedar olmadıkları gözetilerek, diğer davalılar yönünden husumetten ret kararı verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-Davacı idarenin dava konusu taşınmazlarda hissedar olduğu gözetilmeden, davalıların hissesi yerine tüm hisse bedeline hükmedilmesi,
4-Davalıların hissesinin iptali gerekirken, davacı idarenin hissesi de dahil olmak üzere tapuların tümüyle iptaline karar verilmesi,
5-Acele kamulaştırma bedellerinin tespit edilen bedelden mahsup edilerek fark bedelin davalılara ödenmesine karar vermek gerekirken, tüm bedelin ödenmesine karar verilmesi,
6-Acele kamulaştırma bedellerinin tespit edilen bedelden mahsup edilerek fark bedele faiz yürütülmesi gerekirken, tüm bedele faiz yürütülmesi,
7-Acele kamulaştırma bedelleri tespit edilen bedelden mahsup edilerek fark bedelin depo ettirilmesi gerekirken, tüm bedel depo ettirildiğinden, fazla yatırılan kısmın davacı idareye iadesine dair hüküm kurulmaması,
Doğru olmadığı gibi;
8-7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10/8 fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden,
Hükmün yukarıda açıklanan gerekçelerle davacı idare vekilinin temyiz isteminin kabulü ile BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 22/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.