MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davaların kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava ve birleşen davalar kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece asıl ve birleşen 2013/501E. sayılı davanın konusu olan 5780 ve 5750 parseller yönünden davanın kabulüne, birleşen 2013/500E. sayılı davanın konusu olan 5751 parsel bakımından ise dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki ... mahallesi, 5780 ve 5750 parsel sayılı taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibariyle doğru olduğu gibi, 5751 parsel yönünden davanın reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1)Dava konusu 5780 ve 5750 parsel sayılı taşınmazların geldisi olan 288 parsel sayılı taşınmazdan 4.356 m2'lik kısım yola terk edildiğinden Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre dava konusu taşınmazların da imar parseli olarak kabul edilmesi ve emsal taşınmaz imar parseli olduğundan dava konusu taşınmazların emsal karşılaştırması sonucu tespit edilen değerinden düzenleme ortaklık payı düşülmeden hesap yapılması gerektiği gözetilmeden, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda düzenleme ortaklık payı düşülmesi ve dava konusu taşınmazlar ile emsal taşınmazın Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan m2 değerlerinin karşılaştırılmasında; dava konusu taşınmazlar ile emsalin aynı değerde olduğu anlaşılmasına rağmen, bilirkişi kurulunca dava konusu taşınmazların emsal taşınmazdan daha değersiz olduğu kabul edilerek vergi değerlerine ters düşecek şekilde değer biçilmesi nedeniyle rapor inandırıcı değildir.
Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2)Dava konusu 5780 parselin 1/1000 ölçekli uygulama imar planında 17 metre genişliğinde yol alanında, 5750 parselin ise kısmen 17 metre genişliğinde yol kısmen ticaret alanında kaldığı, 5780 parselin 8,32 m2’lik kısmına merdivenli yol, 4,80 m2’lik kısmına kaldırım, 5750 parselin ise 4,5 m2’lik kısmına kaldırım yapılmak suretiyle fiilen el atıldığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla taşınmazlara yol ve kaldırım yapılmak suretiyle fiilen el atıldığı ve proje bütünlüğü gözönüne alınarak imar planında yolda kalan kısımların tamamının bedeline hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde sadece el atılan bölüm bedelinin tahsiline karar verilmesi,
Doğru olmadığı gibi;
3) 7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10/8 fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden
Hükmün yukarıda açıklanan gerekçelerle taraf vekillerince temyiz isteminin kabulü ile BOZULMASINA
, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 20/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy