MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca BOZULMASI hakkında .Hukuk Dairesinden çıkan kararı kapsayan 27/11/2014 gün ve 2014/18712 Esas - 2014/17171 Karar sayılı ilama karşı davalı idare vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R –
Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada davanın kabulüne dair mahkemece verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine ... .Hukuk Dairesince bozulmuş, bu karara karşı davalı idare vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre; dava konusu taşınmazın 772,39m2lik kısmının kamulaştırılmasına karar verildiği ve ... Müdürlüğü tarafından 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi gereğince açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil istemli davanın ... . Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/158E. sayılı dosyası ile derdest olduğu anlaşılmıştır.
Bu itibarla dava konusu taşınmaz için açılan bedel tespit ve tescil davası bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği hususununda da bozma yapılması gerektiği,
Bu defa yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davalı idare vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile ... .Hukuk Dairesinin 27.11.2014 tarih ve 2014/18712E.-2014/17171K. sayılı bozma ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1)Yapılan incelemede; dava konusu taşınmazın 772,39 m2lik kısmının kamulaştırılmasına karar verildiği ve ... Müdürlüğü tarafından 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi gereğince açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil istemli davanın ... . Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/158 Esas sayılı dosyası ile derdest olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda dava konusu taşınmaz için açılan bedel tespit ve tescil davası bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Kabule göre de;
Kamulaştırma Yasasının 11.maddesine göre, kamulaştırılan taşınmazın değerlendirme tarihindeki vasfının (arsa veya arazi) belirlenmesi, arsa vasfında ise değerlendirme tarihinden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değeri, taşınmaz arazi vasfında ise değerlendirme tarihindeki mevki ve şartlara göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınmak suretiyle bedelinin tespiti gerekir. Geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirtilen Arsuz Belediye Başkanlığının 12.05.2014 tarihli yazılarından, dava konusu taşınmazın 1/25000 ölçekli çevre düzeni planında konut alanında kaldığı ancak 1/1000 ölçekli uygulama imar planının olmadığı, ... Belediye Başkanlığının 20.01.2012 tarihli yazılarından ise, taşınmazın belediye ve diğer alt yapı hizmetlerinden faydalanmadığı, etrafında iki bina mevcut olup, nazım imar planı içinde olmadığı ve yerleşim merkezine uzaklığının 3,5 km olduğu anlaşılmaktadır.
Bakanlar Kurulunun Yargıtay'ca da kısmen benimsenen 28.02.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca, imar planında yer almayan bir taşınmazın arsa sayılabilmesi için belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber, belediye hizmetlerinden (belediyece meskûn olduğu için veya meskûn hale getirileceği için sunulan yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vd.) yararlanan ve meskûn yerler arasında bulunması gerekir. Dava konusu taşınmaz, Bakanlar Kurulu Kararının 1. maddesi (b) bendinde de belirtildiği üzere, belediye hizmetlerinden faydalanmadığı gibi etrafı fiilen meskûn bulunmadığından bu özellikleri nedeniyle "arsa" niteliğinde kabulüne olanak yoktur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle taşınmazın arazi olarak değerlendirilmesi gerekirken arsa niteliğine göre değerlendirme yapılarak buna göre bedel belirlenmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 28/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy