MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalılar vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekilince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Arsa niteliğindeki ... mahallesi 240 ada 1 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırılması yapılarak, yapıya resmi birim fiyatlarına göre, ağaçlara ise maktuen değer biçilmesinde yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1)Mahkemece dava konusu ve emsal taşınmazın emlak vergisine esas rayiç değerleri ilgili kurumlardan getirtilip, bu bilgilere göre karşılaştırma yapılmadan ve 2012 tarihli kıymet takdir raporunda taşınmazın m2'sine 30,00 TL değer biçildiği halde değerlendirme tarihi olan 2014 yılı itibariyle m2 birim bedeline 30,52 TL deger biçen rapor inandırıcı değildir.
Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2)Dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan 2.001,46 m²'lik kısmının yüzölçümüne, geometrik ve imar durumuna göre müstakil yapılaşmanın ve kullanmanın mümkün olup olmadığı, olacak ise ne oranda kısıtlama olacağı Belediye İmar Müdürlüğünden sorularak, sonucuna göre arta kalan kısımda değer kaybı oranının belirlenmesi gerektiği düşünülmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3)Dava konusu taşınmazın tescili için derhal ilgili Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.Davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 07/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy