MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idareler vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava kamulaştırmasız elatılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idareler vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu ... ilçesi, ... Mahallesi, 620 ada 13, 35, 38, 140, 142, 143 ve 47 parsel sayılı taşınmazların dava tarihindeki değerinin biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca 13 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporunda Y1, Y2, Y3, OP1, OP2, P ve ST harfleri ile gösterilen bölümlerinin davacılar payı oranında bedelinin tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Dosyadaki bilgi ve belgelere göre yapılan incelemede;
... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/3 Esas, 2001/226 Karar sayılı, 03.05.2011 karar tarihli olup davacıları arasında davacılar murisi ...'nun da bulunduğu kamulaştırmasız elatmaya dayalı tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda; 620 ada 35 parselin 2.503,79 m2'sinin, 38 parselin 2.746,86 m2'sinin, 140, 142,143 ve 47 parsellerin tamamının bedeline hükmedildiği ve davalı ... adına yola terkinine karar verildiği ve hükmün 17.09.2001 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Tapu kayıtlarına göre de; bu kararla uyumlu olarak 35 parselin ifrazı sonucu oluşan 164 parsel ile 38 parselin ifrazı sonucu oluşan 165 parselin ve 140, 142, 143 ve 47 parsellerin hükmen ... adına tescil edilmiş olduğu anlaşıldığından, davacıların aktif husumet ehliyetleri bulunmadığından davanın reddine, 35 parsel sayılı taşınmaz yönünden ifrazı sonucu oluşan 145 parsel, 38 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise ifrazı sonucu oluşan 146 parsel sayılı taşınmazlarda davacılar murisinin 1/12 şer oranda paydaş oldukları gözetilerek bu taşınmazlarda elatma olduğunun tespiti halinde davacıların payları oranında bedele hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmadığı gibi;
2-Kabule göre de;
13.03.2015 gün ve 29294 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 gün ve 2013/95-2014/176 sayılı kararı ile;
6487 sayılı Yasanın 21. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun başlığı ile birlikte değiştirilen geçici 6. maddesinin on üçüncü fıkrası ''09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihlerini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği'' gerekçesiyle Anayasanın 2 ve 35. maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmiştir.
Bu durumda 04.11.1983 tarihinden sonraki döneme ilişkin el atmalarda nispi harca hükmedilmesi gerektiğinden,
Mahkeme kararının açıklanan nedenlerle davalı idareler vekillerinin temyiz itirazları doğrultusunda H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalı idarelerden peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 02/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.