MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Bozmaya uyulmuş ise de; bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.Şöyle ki;
Bozma sonrası yapılan incelemeye ve özellikle ... Belediye Başkanlığı’nın 08.03.2012 tarihli yazısına göre dava konusu taşınmaz arsa niteliğindedir.
Bu durumda, taşınmaza arsa niteliğine göre değer biçen 14/01/2009 havale tarihli rapora göre zemin bedeli belirlenmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle sulu tarım arazisi kabul eden rapora göre hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 10/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy