MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Sulu tarım arazisi niteliğindeki ....Köyü, 126 parsel sayılı taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Dava konusu taşınmazın yüz ölçümü tapu kaydında 3.500,00 m2 olduğu ve mahkemece tapu kaydının iptaline karar verildiği halde, bilirkişi raporunda gerekçesi gösterilmeden 3.360,32 m2 üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle az bedele hükmedilmesi,
2-2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6.maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesinin 19/12/2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. Bölüm kararı da göz önüne alınarak, kamulaştırma bedelinden acele el koyma bedelinin mahsubu ile fark bedele bu sürenin bitimi tarihi olan 26.02.2014 tarihinden, karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-Davanın mahiyeti gereği davada kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tek maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, vekalet ücretinin ayrı ayrı ödenmesine karar verilmiş olması,
4-Dava, 2013/322 Esas sayılı dosyadan tefrik ile devam ettiğinden, dava tarihi 25.10.2013 olduğu halde karar başlığında dava tarihinin yanlış yazılması,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 16/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy