MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Tazminat davasının kısmen kabulüne, ecrimisil talebinin ise reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Mahkemece kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat davasının kısmen kabulüne, ecrimisil talebinin ise reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Arazi niteliğindeki ... köyü 105 ada 19 parsel ve 104 ada 6 parsel sayılı taşınmazlara gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda münavebeye yan ürün olarak buğday ve arpa samanının eklenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Hüküm altına alınan bedelin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, tazminat bedeline dava tarihinden dört ay sonrası için faiz uygulayarak depo kararı verilmesi,
3-Bedeline hükmedilen bölümün göl alanı olarak terkini yerine, tescil harici bırakılmasına karar verilmesi,
Doğru görülmediği gibi,
4-13.03.2015 gün ve 29294 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 gün ve 2013/95-2014/176 sayılı kararı uyarınca;
6487 sayılı Yasanın 21. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun başlığı ile birlikte değiştirilen geçici 6. maddesinin on üçüncü fıkrası “09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihlerini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği” gerekçesiyle Anayasanın 2. ve 35. maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmiştir.
Dava konusu taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra el atıldığı anlaşıldığında nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
5-28.04.2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7139 sayılı Yasanın 6.maddesi gereğince ... harçtan muaf hale geldiği ve bu nedenle harca hükmedilmemesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalı idareden peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 26/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.