MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tapudan terkini davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca BOZULMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 13/10/2016 gün ve 2015/27480 Esas - 2016/14132 Karar sayılı ilama karşı davalılar vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R –
Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasına dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 04.06.2015 günlü 2015/30 Esas - 2015/130 Karar sayılı hükme yönelik davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesi verilmesine rağmen, maddi hata sonucunda bu hususun gözden kaçırıldığı anlaşıldığından, Dairemizin 13.10.2016 günlü 2015/27480 Esas - 2016/14132 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
HUMK'nun 432. maddesi uyarınca nihai kararlara karşı temyiz süresi 15 gün, HUMK'nun 433/2 maddesi uyarınca katılma yoluyla temyiz süresi 10 gündür. Davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin 24.08.2015 günü tebliğ edildiği, davalılar vekilince ise karar 04.09.2015 tarihinde katılma yolu ile temyiz edildiğinden 10 günlük temyiz süresi geçirilmiş olup temyiz dilekçesi süresinde değildir.
Bu nedenle; davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin süre nedeniyle REDDİNE karar verildikten sonra;
Davacı idare vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemede;
Taşınmazın tarım arazisi niteliğinde kabulü ile olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden zeminine, yaş, cins ve verim durumlarına göre ağaçlara değer biçilmesi yöntem olarak doğru olduğu gibi, resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülmek suretiyle yapılara değer biçilmesinde yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1)4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kanunun 10.maddesi gereğince açılan tespit ve tescil davalarında değerlendirme; aynı kanunun 15.maddesi uyarınca dava tarihi itibariyle yapılır.
Bu nedenle dava konusu taşınmaza değerlendirme tarihi olan 2014 yılı resmi verileri getirtilerek bu veriler esas alınıp değer biçilmesi gerektiği halde, raporda 2014 verilerine göre zemine ve ağaçlara değer biçildiği belirtilmiş ise de, 2013 yılı resmi verileri esas alınmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
2)Kabule göre de;
Taze fasulye veriminin gerekçesi gösterilmeden resmi verilerden fazla alınması suretiyle fazla bedel tespiti,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalılardan peşin alınan karar düzeltme harcı ile temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 25/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.