MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el koyma nedenine dayalı olarak taşınmazlara el koymanın önlenmesi ve üzerindeki yapıların kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; davada karar verilmesine yer olmadığına dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca BOZULMASI hakkında 18.Hukuk Dairesinden çıkan kararı kapsayan 01/11/2016 gün ve 2016/1341 Esas - 2016/11854 Karar sayılı ilama karşı davacı vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R –
El atmanın önlenmesi talebine ilişkin mahkemenin davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar davacı vekilinin temyizi üzerine kapatılan 18. Hukuk Dairesince bozulmuş, bu karara karşı davacı vekillince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dava konusu taşınmazlara ilişkin olarak davalı idare tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/163; 2014/164; 2014/165 Esas sayılı dosyalarında açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili davalarının derdest olduğu anlaşıldığından, tespit tescil davalarının sonuçlanması bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece yanlış gerekçe ile karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği anlaşıldığından,
Davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüne, kapatılan 18. Hukuk Dairesizin 01.11.2016 gün ve 2016/1341- 2016/11854 sayılı bozma ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede,
Dava, kamulaştırmasız el koyma nedenine dayalı olarak ... ili ... İlçesi ... Köyü 110 ada 85, 88, 134 ve 135 parsel sayılı taşınmazlara el koymanın önlenmesi ve üzerindeki yapıların kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
1-Dava konusu taşınmazlara ilişkin olarak davalı idare tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/163; 2014/164; 2014/165 Esas sayılı dosyalarında açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili davalarının derdest olduğu anlaşıldığından, tespit tescil davalarının sonuçlanması bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de,
2)Davanın açıldığı tarihte davalılar tarafından dava konusu taşınmaza el konulduğu ve kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili davasının daha sonra açıldığına göre, davacı lehine vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken, davalılar lehine vekalet ve yargılama giderlerine hükmedilmesi,
3-Dava aynı hukuki sebepten kaynaklandığına göre, kendilerini vekil ile temsil ettiren davalılar lehine tek vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken farklı vekille temsil edildikleri gerekçesiyle davalılara ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacıdan peşin alınan temyiz ve karar düzetme harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 14/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy