MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı uyarınca inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; davacılar ve dava dışı mirasçılara ait 3078 ada 1, 83 ve 84 parsel sayılı taşınmazların ... Müdürlüğünce kısmen kamulaştırıldığı, kamulaştırmadan arta kalan kısımların 3122 ada 1, 83 ve 84 parsel sayılı taşınmazlar olarak davacılar ve dava dışı mirasçılar adına tapuya tescil edildiği, kamulaştırma kapsamında kalan kısımlarının halen tapuda yaşadığı ve bu parsellerin davaya konu imar uygulamalarının kapsamına girmediği, ... Müdürlüğünün dava konusu taşınmazların bulunduğu mahalle kapsamında kalan ve idareleri tarafından kamulaştırılan kısımların ... ile yapılan protokol gereğince devredildiği, davacılara ait 3122 ada 1, 83 ve 84 parsellerin 81556 nolu parselasyon planı ile imar uygulamasına girdiği ve bu parsellerdeki davacıların paylarının ilk olarak 70178 ada 1 parsele daha sonra 70195 ada 2 parsele, son olarak da 70195 ada 4 parsel sayılı taşınmaza şuyulandığı, 70178 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 04.03.2004 gün ve 5104 sayılı ... Girişi Kentsel Dönüşüm Proje Kanunu kapsamında kaldığı, 70178 ada 1 parsel ile daha sonra şuyulandığı 70195 ada 2 ve 4 parsellerin zeminde aynı yerde oldukları, ... Girişi Kentsel Dönüşüm Proje alanında kalan ve dava konusu taşınmazları da kapsayan bölgede fiilen çalışmanın başladığı, projenin bir bütün olduğu da dikkate alındığında dava konusu taşınmazlara kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Bu durumda; bilirkişi incelemesi ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem olarak doğru olduğu gibi, taşınmazların imar uygulamasına girerek en son 70195 ada 4 parsele şuyulanan bölümü için belirlenen bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1)Dava konusu 3078 ada 1, 83 ve 84 parsel sayılı taşınmazların imar uygulamasına girmediğinden dava tarihi itibariyle kadastral parsel oldukları dikkate alınarak, taşınmazların bulunduğu bölgede yapılan imar uygulamasında %34,90 oranında düzenleme ortaklık payı alındığı anlaşıldığından bu oranda düzenleme ortaklık payı düşülmek suretiyle hesaplama yapılması gerektiğinin düşünülmemesi doğru olmadığı gibi,
2)Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 06.05.2016 tarih 2015/1 Esas 2016/1 sayılı kararı uyarınca bozmadan sonra ıslah yapılmayacağı gözetilmeden bozmadan sonra yapılan ıslaha göre karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 02/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy