MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R -
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiş ise de; bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki;
Arsa niteliğindeki ... köyü 224 ada 33 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Bozma öncesi hükme esas alınan raporda kamulaştırmadan arta kalan kısımda %20 oranında değer artışı olacağının belirtildiği ve bu hususun bozmaya konu edilmediği anlaşılmakla davacı idare lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilmeksizin bozma sonrasında arta kalanda değer artışı olmayacağından bahisle fazla bedel tespiti,
2-Tapu kaydındaki haciz ve ipotek şerhlerinin hükmedilen bedele yansıtılmaması,
3-Kabule göre de;
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, kamulaştırma bedeline yasal faiz yürütülmesine karar verilmiş ise de; bozma kararı öncesi hükmedilen bedele 01.11.2011 tarihinden ilk karar tarihine, bozma sonrası fark bedele 01.11.2011 tarihinden son karar tarihine kadar faiz yürütülmesi gerektiğinin düşünülmemesi,Doğru görülmemiştir.Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 18/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.