MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Mahkemece, uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucunda davanın kabulüne karar verilmişse de bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki;
1-Dairemiz bozma kararına aykırı olarak, bozma öncesi raporu hükme esas alınan bilirkişi kurulu ile keşif yapılarak, düzenlenen rapora göre hüküm tesisi doğru olmadığı gibi; Bozma öncesi düzenlenen ve hükme esas alınmayan raporda incelenen 2 ayrı emsal yeniden değerlendirmeye alınıp, bu emsallerden ... Mahallesi 2329 ada 58 parsel sayılı taşınmaz yeniden incelenerek aynı emsal ile taşınmaza bozma öncesi hükme esas alınmayan raporda 19.548,04 TL/m² değer belirlendiği halde, Dairemiz bozması sonrası düzenlenen ve hükme esas alınan raporda, aynı emsalin incelenmesi suretiyle 23.889,90 TL/m² bedel tespit edildiğinden; rapor inandırıcı bulunmamıştır.
Bu durumda; taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve belediye, adliye, hükümet konağı, okul, hastane gibi yerlere olan mesafesini de gösterir krokisi fen bilirkişisine işaretlettirilip, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere
göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Dava konusu taşınmaza fiilen ne zaman elatıldığının davalı idareden sorulup, tüm bilgi ve belgeler dosya arasına alındıktan sonra sonucuna göre harç ve vekalet ücreti hususunda karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması,
3-Kabule göre de;
Davalı idare vekilinin bozma istemi kabul edilmek suretiyle ilk karar bozulduğundan, idarenin kazanılmış hakkı gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde bozmadan sonra ıslah olmayacağı gerekcesiyle hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 19/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy