MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
K A R A R -
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma kararı uyarınca inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Arazi niteliğindeki ... ilçesi, ... köyündeki taşınmazlara zirai gelir metodu uygulanarak net gelire göre değer biçilmesinde ve bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenle davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki bent dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;İlk karar ile ödenen 2.209.697,07TL'ye 20/07/2014 tarihinden ilk karar tarihi olan 04/12/2014 tarihine kadar faiz işletilmesi gerekirken hükümde ilk karar tarihinin hatalı gösterilmesi,Doğru değil ise de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 2.paragrafından (14/12/2014) tarihinin çıkartılmasına, yerine (04/12/2014) tarihinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı kalan başvuru harcının davalıdan alınmasına ve peşin alınan temyiz harcının Hazineye irad kaydedilmesine, davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 19/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.