MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R -
Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuşsa da gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.Şöyle ki;
1)Kapatılan Yargıtay 18. Hukuk Dairesi'nin 2013/10212 Esas 2013/12574 Karar ve 01.10.2013 tarihli ilamında emsal taşınmazın tapu kaydı ve satış belgesine göre üzerinde bulunan kerpiç ev ve havuzun satış tarihindeki nitelikleri belirlenip o tarihindeki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkındaki Tebliğe göre sınıfı tespit edilip bu değerin (yıpranma payı düşüldükten sonra), satış bedelinden indirimi yapılarak somut emsalin zemin m² satış değerinin belirlenmesi gerektiği hususunun bozma konusu yapıldığı ve bozma ilamına uyulduğu halde bu husus dikkate alınmadan söz konusu muhtesatların yok hükmünde olduğu kabul edilerek araştırma ve inceleme yapılmaksızın değerlendirme yapan rapor esas alınarak hüküm tesis eden, bilirkişi raporunda değer biçmeye esas alınan 01.08.2005 tarihli satışın alıcısının limited şirket olduğu anlaşıldığından, yapılan satışın ticari nitelikte ve özel amaçlı satış olası nedeniyle emsal olarak kabul edilemeyeceği düşünülmeden, bu satış esas alınarak değerlendirme yapan ve dava konusu ... Mahallesi 641 ada 52 parsel sayılı taşınmazın değerlendirme tarihi olan 2012 yılı itibariyle Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan metrekare değeri 91,60-TL/m2 olduğu belirtildiği halde taşınmaza bu değerin altında kalacak şekilde 28,36-TL metrekare birim fiyatı takdir eden rapor hüküm kurmaya yeterli değildir.
Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de;
2)Bankaya bloke edilen bedelden tespit edilen kamulaştırma bedelinin mahsubu ile fazla bloke edilen bedelin davacı idareye iadesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, iade edilecek miktara ödendiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan hisseleri oranında alınarak davacıya iadesine karar verilmesi,
3)2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. bölüm kararı da göz önüne alınarak, bozma sonrası tespit edilen kamulaştırma bedeli, bozma öncesi tespit edilen bedelden az olduğundan ve bu bedel bozma öncesi depo edildiğinden hükmedilen bedele dava tarihinden itibaren 4 üncü ayın bitiminden sonraki ilk günden başlayarak ilk karar tarihine kadar faiz yürütülmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 07/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy