MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
araflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca DÜZELTİLEREK ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 08/02/2017 gün ve 2016/13878 Esas - 2017/1726 Karar sayılı ilama karşı davacı idare ile kayyım vekillerince verilen dilekçeler ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R -
4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davanın kabulüne dair mahkemece verilen karar, davacı idare ve kayyım vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce düzeltilerek onanmış ; bu karara karşı, davacı idare ve kayyım vekillerince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur. Yapılan incelemede;
1- Dava konusu taşınmazın tapu malikleri ...,...,...,... ve ...’ya kayyım tayin edilerek taraf teşkili sağlandığı ve bu davalıların payına düşen kamulaştırma bedelinin kayyıma ödenmesine karar verilmesi gerekirken, davalılara ödenmesine karar verilmesi,
2-Davanın niteliği gereği kendisini vekil aracılığıyla temsil ettiren taraflar lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bu defa yapılan incelemede anlaşıldığından; davacı idare ve kayyım vekillerinin karar düzeltme istemlerinin kabulüne, Dairemizin 08.02.2017 gün ve 2016/13878 Esas- 2017/1726 Karar sayılı düzeltilerek onama ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra, işin esasının incelenmesinde;Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.Arsa niteliğindeki ... Mahallesi 365 ada 7 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine, karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Tapu maliklerinden ... kızı...' nin karar başlığında gösterilmemesi,
2-Davalı olarak gösterilen ... yönünden davanın husumet yokluğuyla nedeniyle reddine karar verilmemesi,
3-Dava konusu taşınmazın tapu malikleri ...,...,...,... ve ...’ya kayyım tayin edilerek taraf teşkili sağlandığı ve bu davalıların payına düşen kamulaştırma bedelinin kayyıma ödenmesine karar verilmesi gerekirken, davalılara ödenmesine karar verilmesi,
Doğru değil ise de; bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden;
a-Karar başlığına davalılar bölümünü [... (... Kızı)] isminin yazılmasına,
b-Hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak (Davalılardan ... aleyhine açılan davanın husumetten reddine,) cümlesinin eklenmesine,
c-Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 3 nolu bendindeki (hak sahibi davalılara ödenmesi) kelimelerinin çıkartılarak yerine (davalılar kayyımına ve hak sahibi davalılara ödenmesi) kelimelerinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davacı idare ile davalı Kayyımdan peşin alınan temyiz harçları ve davalı kayyım'ın karar düzeltme harcının istenildiğinde iadesine ve temyiz edenlerden peşin alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 27/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.