MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Mahkemece verilen direnme kararına dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- K A R A R -
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkindir.
02/12/2016 günü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun geçici 4. maddesi uyarınca yapılan incelemede; mahkemece verilen direnme kararı taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada saklı tutulan paya ilişkin olup, ilk dava ile mulkiyet davalı idareye geçtiğinden direnme kararı yerindedir.
Taraflar arasında görülüp kesinleşen önceki davada tespit edilen bedel esas alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenle davalı idare vekilinin tüm davacılar vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
1-13.03.2015 gün ve 29294 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 gün ve 2013/95-2014/176 sayılı kararı ile; 6487 sayılı Yasanın 21. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun başlığı ile birlikte değiştirilen geçici 6. maddesinin on üçüncü fıkrası "09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihlerini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle Anayasanın 2 ve 35. maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmiştir.
Bu durumda; 04.11.1983 tarihinden sonraki döneme ilişkin el atmalarda nispi harç ve vekalet ücretine-toplam alacak miktarı üzerinden hesaplanacak vekalet ücretinden asıl davada hükmedilen vekalet ücretinin mahsubu ile- hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Doğru değil ise de, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
1- Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 3. bendinin çıkarılmasına, yerine (Alınması gereken 58315,22 TL karar ve ilam harcından, önceden alınan 12.677,25 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 45.655,67 TL harcın davalı idareden tahsili ile hazineye irad kaydına) yazılmasına,
2-Gerekçeli kararın hüküm fıkrasın 4. bendinden (1500,00) rakamlarının çıkarılmasına, yerine (46.747,4) rakamlarının yazılmasına,
3-Gerekçeli kararın 5. bendinden (27,70) ile (144,35) rakamlarının çıkarılmasına, yerlerine sırasıyla (12.677,25) ve (12.793,90) rakamlarının yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalıdan aşağıda yazılı kalan onama harcının alınmasına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine temyiz edenlerden peşin alınan temyize başvurma harçlarnın Hazineye irad kaydedilmesine, 17/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.