MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca BOZULMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 04/04/2017 gün ve 2016/8489 Esas - 2017/9929 Karar sayılı ilama karşı davacı idare vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davanın kabulüne dair mahkemece verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerinde Dairemizce bozulmuş, bu karara karşı davacı idare vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, Yargıtay ilamında yazılı gerekçelere göre, davacı idare vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istekleri HUMK'nun 440. maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından yerinde değildir. Ancak;
Dairemiz kararında, dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasından arta kalan ve fen bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen kısmın alanı 2.036,75 m² olduğu halde, maddi hata sonucu 1.470,70 m² olarak yazıldığı anlaşıldığından,
Davacı idare vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 04.04.2017 gün ve 2016/8489 Esas, 2017/9929 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra, işin esasının incelenmesinde;
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 268 parsel sayılı taşınmazın tarım arazisi niteliğinde kabulü ile değerinin tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-) Dava konusu taşınmazın konumu, bilirkişi raporundaki yazılı özelliklerine göre objektif değer artırıcı unsur oranının % 50 olacağı gözetilmeden daha az kabulü ile düşük bedel tespiti,
2-) Kamulaştırmadan arta kalan fen bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen 2.036,75 m²'lik bölümün yüzölçümü, geometrik durumu ve bilirkişi raporundaki özelliklerine göre değer kaybı olmayacağı düşünülmeden, % 8 oranında değer kaybı uygulayan bilirkişi raporuna göre fazla bedele hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacı idareden peşin alınan karar düzeltme harçları ile davalıdan peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 23/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy