MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 06/04/2017 gün ve 2017/7828 Esas - 2017/10212 Karar sayılı ilama karşı davacı idare vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R –
4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar dairemizce onanmış; bu karara karşı, davacı idare vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istekleri HUMK’nun 440.maddesinde yazılı nedenlerden hiç birisine uymadığından yerinde değildir. Şöyle ki;
Dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunan plastik ve cam seraların yaşlarının 21.03.2014 havale tarihli 3. Ek Bilirkişi Raporunda 12 ve 13 yıllık olduğunun belirtildiği görülmüştür. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yayınlanan yapıların yaşlarına ve sınıflarına göre yıpranma paylarına ilişkin oranları gösterir cetvele göre, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan plastik ve cam seraların yıpranma payının %35 olarak kabul edilmesi gerekirken, bu oranı % 15 olarak uygulayan rapora göre hüküm kurulduğu,
Bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından, davacı idare vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne Dairemizin 06.04.2017 gün ve 2017/7828 Esas 2017/10212 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra, işin esasının incelenmesinde;
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. ve 18. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkidir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Arsa niteliğindeki ... köyü 139 ve 141 parsel sayılı taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak zeminine değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunan plastik ve cam seraların yaşlarının 21.03.2014 havale tarihli 3. Ek Bilirkişi Raporunda 12 ve 13 yıllık olduğunun belirtildiği görülmüştür. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yayınlanan yapıların yaşlarına ve sınıflarına göre yıpranma paylarına ilişkin oranları gösterir cetvele göre, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan plastik ve cam seraların yıpranma payının %35 olarak kabul edilmesi gerekirken, bu oranı % 15 olarak uygulayan rapora göre hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacı idareden peşin alınan karar düzeltme harcı ile peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davalıdan peşin alınan temyiz ve taraflardan peşin alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 02/07/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.