MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca DÜZELTİLEREK ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 18/02/2016 gün ve 2015/21278 Esas - 2016/2889 Karar sayılı ilama karşı davalı idare vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R –
Kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat istemine ilişkin davada, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine düzeltilerek onanmış; bu karara karşı, davalı idare vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur
Yapılan incelemede; davacılar ..., ..., ..., ... ve ...'ın murisi ... tarafından, davalı ... aleyhine, ... .Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1995/54 Esas 1997/4 Karar sayılı dosyasında, dava konusu taşınmaz için açılan kamulaştırmasız el atma nedeni ile tazminat davasında davanın kabulüne dair verilen kararın Dairemizin 1997/9558 Esas 1997/13424 Kararı ile onandığı anlaşıldığından, adı geçen tapu maliki muris ... mirasçıları tarafından açılan davanın kesin hüküm nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiği bu kez yapılan incelemede anlaşılmakla;
Davalı idare vekilinin karar düzeltme isteminin bu yönden kabulü ile Dairemizin 18.02.2016 gün ve 2015/ 21278 Esas – 2016/2889 sayılı düzeltilerek onama ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede,
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili tarafından davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin 09.09.2014 tarihinde tebliği üzerine 23.09.2014 tarihli temyize cevap dilekçesinde mahkeme kararının faiz başlangıcı yönünden düzeltilerek onanması istenmiş ve daha sonra Mahkemece çıkartılan muhtıra üzerine temyiz harcı yatırılmış ise de; yasal süre olan 10
günlük temyize cevap süresi içinde mahkeme kararını temyiz etmediğinden yerel Mahkemece verilen temyiz dilekçesinin reddine ilişkin kararın temyizine dair davacı vekilinin istemi yerinde değildir.
Davalı idare vekilinin temyiz incelenmesine gelince;
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Davacılar ..., ..., ..., ..., ...'ın murisi ... tarafından, davalı ... aleyhine, ... .Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1995/54 Esas 1997/4 Karar sayılı dava dosyasında dava konusu taşınmaz için açılan kamulaştırmasız el atma nedeni ile tazminat davasında davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizin 1997/9558 Esas 1997/13424 sayılı Kararı ile onandığı anlaşıldığından, adı geçen tapu maliki muris ... mirasçıları tarafından açılan davanın kesin hüküm nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru olmadığı gibi;
2-13.03.2015 gün ve 29294 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 13.11.2014 gün ve 2013/95-2014/176 sayılı kararı ile; 6487 saylı Yasanın 21. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun başlığı ile birlikte değiştirilen geçici 6. maddesinin on üçüncü fıkrası "09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihlerini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetlerin giderilmesi amacı ile getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle Anayasanın 2 ve 35. maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmiştir.
Bu durumda; 04.11.1983 tarihinden sonraki döneme ilişkin el atmalarda nispi harca hükmedilmesi gerektiğinden,
Mahkeme kararının açıklanan nedenlerle davalı idare vekilinin temyiz itirazları doğrultusunda BOZULMASINA, davalı idareden peşin alınan karar düzeltme harcı ile temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davacılardan peşin alınan temyiz ve taraflardan peşin alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 10/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.